ANA SAYFA
YASA VE TÜZÜKLER
Bilgi Edinme Hakkı ve Yasası
Hak ve Sorumluluk Bildirgesi
K. T. Gazeteciler Birliği Tüzüğü
Basın İş Yasası
Basın Yasası
Basın Kartı Tüzüğü
AMAÇ VE HEDEFLER
HABERLER
DUYURULAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
Üyelik Başvuru Formu
          Üyelik Formu
Ad
Soyad
Doğum Tarihi
Doğum Yeriniz
GSM
E-Posta
 
Kullanıcı Adı :
Parola :
Parolamı Unuttum ! Kayıt Ol !


          Anket
Kıbrıs Türk medyasının en önemli sorunu sizce nedir?

 

Basın Özgürlüğü Günü


DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ KOKTEYLLE KUTLANDI

SİYASİLERİN DE KATILDIĞI GECEDE ÖDÜLLER VERİLDİ

BAŞBAKAN KÜÇÜK: “BASINIMIZ ÖZGÜRDÜR. DEVLETE BAĞLI MEDYA KURULUŞLARI HER ZAMAN TARTIŞILIR. BİR DENGENİN SAĞLANMASI VE TÜM GÖRÜŞLERE YER VERİLMESİ ÖNEMLİDİR”

DENKTAŞ: “TÜRKİYE’DEKİ GAZETECİ TUTUKLAMALARI UYKULARIMI KAÇIRIYOR

TALAT: “BASINIZIMIZI GURUR DUYABİLECEĞİMİZ DAHA ÖZGÜR HALE GETİRMEK, ÇAĞDAŞ NORMLARA ULAŞMASINI SAĞLAMAK YÜKÜMLÜLÜĞÜYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

MUTLUYAKALI: “HERKESİN İSTEDİĞİ SÖZÜ SÖYLEMESİ, BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN YETERLİ DEĞİL… LÜTFEN BİZE SÜSLÜ SÖZLER SÖYLEMEYİN, NE YAPACAĞINIZI SÖYLEYİN”

Lefkoşa, 4 Mayıs 11 (T.A.K.): Dünya Basın Özgürlüğü Günü, dün akşam Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin düzenlediği kokteylle kutlandı. Gecede Basın Özgürlüğü Medya Başarı Ödülleri de verildi.

Meslekleri gereği günlük yaşamda birbirleriyle sürekli iletişim içinde olan politikacılarla gazeteciler, dün akşamki kokteylde de birlikteydi. Geceye, 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın esprili konuşması damgasını vurdu.

Gazeteciler Birliği lokalinde yer alan kokteyl ve ödül törenine Başbakan İrsen Küçük, 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve eşi Oya Talat, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun eşi Meral Eroğlu, İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Meclis Başkan Yardımcısı Mustafa Yektaoğlu, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, CTP Milletvekilleri Arif Albayrak, Kadri Fellahoğlu, Teberrüken Uluçay, TC Lefkoşa Büyükelçiliği Basın Müşaviri Nazan Er, diğer davetliler ve gazeteciler katıldı.

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Cenk Mutluyakalı, Başbakan İrsen Küçük, 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın konuşma yaptığı etkinlikte, Barış Gazeteciliği Özel Ödülü’ne layık görülen Yenidüzen gazetesi yazarı Sevgül Uludağ’a plaketini Meral Eroğlu; genç yetenek ödülünü kazanan Kıbrıs gazetesi muhabiri Rahme Çiftçioğlu’na plaketini Rauf Denktaş ve fotoğraf ödülünü kazanan TAK fotomuhabiri Hüseyin Sayıl’a da plaketini Mehmet Ali Talat verdi.

KÜÇÜK: “ÜLKEDE BASIN ÖZGÜR”

Başbakan İrsen Küçük, ülkede basının özgür olduğunu söyledi. “Bunu başka türlü düşünsek bu akşamki toplantının adı değişik olurdu. Özgür basınımızın gecesidir, ödül alan gazetecilerimizin ödüllerini dağıtmak için bir araya geldik” diyen Başbakan Küçük, süreç içinde istemlerin değişik şekillerde ortaya çıkabileceğini belirtti.

“DENGE ÖNEMLİ”

Devlete bağlı medya kuruluşlarının her zaman tartışıldığını kaydeden Küçük, bir dengenin sağlanmasının önemine işaret etti. Küçük, “Dengeli şekilde tüm görüşlere, siyasi partilerimizin görüşlerine yer verilmesi önemlidir. Buna gayret göstermek gerekir” diye konuştu.

Medyanın pastadan eşit yararlanması için gerekli çalışmaların ortaya konulması gerektiği inancını ifade eden Başbakan Küçük, bu gibi konularda dengeyi bulmanın zor olduğunu, muhalefetin daima iktidarı suçladığını kaydetti.

Başbakan Küçük, medyanın daha özgür çalışabilmesi için gerekli katkıları yapmaları gerektiğini söyledi. Uyduya çıkan tüm televizyonlara eşit katkıda bulunduklarını ifade eden İrsen Küçük, bunun da hükümetin medyaya verdiği önemi gösterdiğini kaydetti.

Küçük, tüm gazetecilerin Basın Özgürlüğü Günü’nü ve ödül alan gazetecileri kutladı.

DENKTAŞ: “ALEYHİME YAZILANLARDA CEVAP VERMEM GEREKMİYORSA ‘SAKIN GÖSTERMEYİN’ TALİMATIM VAR”

Gecede konuşan 1.Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, etkinliğe katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek, “Arkadaşlara bir talimatım var. Aleyhime yazılmış bir şey varsa ve cevap vermem gerekmiyorsa sakın göstermeyin bana.. Cevap vermem gerekiyorsa getirin. Tek tük getirirler, demek ki diğerleri fasa fisodur” dedi.

Denktaş, Türkiye’deki gazeteci tutuklamalarına değinerek, her gün Mustafa Balbay’ın köşesinde tutuklanmasının kaçıncı günü olduğunun yazıldığını, bunları gördükçe uykularının kaçtığını söyledi.

“Türkiye’de basın özgürlüğü vardır demek için hakikaten yüzümüzün kızarmaması lazım. Basın özgürlüğü yoktur ve aleyhe olan ne varsa, kim varsa, aşağı yukarı susturulmuştur, susturulmak üzere içeri alınmıştır” diyen Denktaş, görüşünün böyle olduğunu ifade etti.

MENDERES’E MEKTUP…”BOYUMDAN BÜYÜK LAFLAR ETTİM”

1.Cumhurbaşkanı Denktaş, 1957’de yeni federasyon başkanı olduğunda Türkiye’de Menderes hükümetinin gazetecileri benzer bir durumla sürekli hapse attığını; kendisine gelen yabancı diplomatların bir NATO ülkesinin bu şekilde hareket etmesinden duydukları hitabı dile getirip çok acı konuştuğunu anlatarak, şöyle dedi:

“O günlerde benim Menderes’le bir irtibatım yok ama dayanamadım kendisine bir mektup yazdım. Dedim ki ‘efendim bizde, yani İngiliz kolonisinde basın eğer birine hakaret etmişse bu bir sivil davadır, zem ve kadih denilen, şahsiyete girme davasıdır, bu tazminatla hallolunur, kimse hapse atılmaz. İngiltere’de ve dünyanın birçok yerinde böyledir. Gelen diplomatlar çok acı sözler söylüyorlar Türkiyem hakkında, bu bizi üzüyor vs. diye boyumdan çok büyük laflar ettim. Menderes tabi cevap vermedi, ne yaptı bilemem ama o acı durumu Türkiye’nin yeniden yaşaması bizi ciddi şekilde üzmektedir. Gazeteci olarak tutuklamadık diyorlar, e ne olarak aldınız? Ne zaman belli olacak? O da belli değil. 5 seneye kadar içeride tutulabilirler, neden tutuklandıkları belli olsun, mahkemeye çıkıp çıkmayacakları anlaşılsın diye… Zannedersem bunlar hepimize acı veren şeylerdir ve özellikle böyle bir günde eğer bunları konuşamazsak, o zaman hakikaten hiçbir özgürlük kalmamış demektir. Bunları söyleme ihtiyacı duydum.”

“ZEM VE KADİHE DİKKAT!”

1.Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs Türk basınının da bugünkünden daha özgür çalışmasını diledi ve ekledi “Ama zem ve kadih meselesine dikkat edin. Yani yalan, yanlış, atalım çamuru da izi kalsın diye yazı yazmayınız, halkın rahat etmesi için doğruyu yazınız, doğrular yazıldığında daha da güzel netice alırsınız” dedi.

Gazeteciliğin zor bir meslek, dengeleri tutmanın zor bir iş olduğunu ifade eden Denktaş, “Bir partide olup da o partinin yaptığı haylazlığı gizlemek zor bir iştir. Bu zorlukları kendi aranızda hallediniz, beni rahat bırakınız” diye konuştu.

“BİR KOLTUĞA OTURDUM 30 SENEDE ZOR KALDIRDINIZ”

Esprili konuşması gülüşmeler ve alkışlarla karşılanan 1. Cumhurbaşkanı Denktaş, kokteyle geldiğinde kendisini zorla oturttuklarını, sonra da konuşma yapması için zorla ayağa kaldırıldığını belirterek, “Şimdi müsadenizle ayrılacağım çünkü ben bir koltuğu oturdum, 30 senede zor kaldırdınız. Yeni namzet karşınızda, Allah kolaylık versin” dedi.

TALAT: “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DAHA DERİN ANALİZ GEREKTİRİR”

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, basın özgürlüğünün kolay tarif edilebilecek bir şey olmadığını belirterek, “Basın özgürdür, doğrudur, isteyen istediğini yazar, her kafadan bir ses çıkar, her kafadan bir ses çıkması iyidir ama yeterli midir? Ya da basın özgürlüğü her kafadan bir ses çıkabilmesi midir?” diye sordu.

Talat, her kafadan bir ses çıkabilmesinin, özgürce düşünüp, yazabilmenin, basın özgürlüğünün başlangıcı olduğunu kaydederek, ancak basın özgürlüğünün çok daha derin tartışmalar ve analizler gerektirdiğini söyledi.

2. Cumhurbaşkanı Talat, basın için bazı ciddi adımların atıldığını, editoryal bağımsızlıktan, basın çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesine varıncaya kadar çeşitli konularda çalışmalar yapıldığını ancak hedeflenenlere ne ölçüde ulaşıldığını değerlendirmenin başlı başına ayrı bir konu olduğunu ifade etti.

TÜRKİYE’DEKİ TUTUKLAMALAR…

Türkiye’de Ergenekon ve benzeri davalarda bazı gazetecilerin tutuklandığını ancak iktidarın “bu tutuklamalar yazdıklarıyla değil, terör örgütüyle bağlantılarıyla ilgilidir” demesine rağmen uluslar arası değerlendirme kuruluşlarının Türkiye’de basın özgürlüğünün azaldığını ortaya koyduklarına işaret eden Talat, sadece devletin basınla ilgili kısıtlamalarının değil, yargının kısa sürede sonuçlamayan adımlarının da basın özgürlüğüne aykırı bulunduğunu belirtti.

Talat, “Demek ki basın özgürlüğü bütün yönleriyle değerlendirilmeli ve bizler de karınca kaderince yapabileceğimizi yapmak durumundayız. Dünyadan tecrit edilmiş bile olsak, -belki dünyayla bağlarımızı basın sağlıyor zaten- basınımızı daha özgür hale getirebilecek ve dünyada onunla gurur duyabileceğimiz bir noktaya taşıyacağımız basınımızı desteklemek ve çağdaş normlara ulaşmasını sağlamak gibi bir yükümlülükle karşı karşıyayız” dedi.

MUTLUYAKALI: “HERKESİN İSTEDİĞİ SÖZÜ SÖYLEMESİ YETERLİ DEĞİL”

Gazeteciler Birliği Başkanı Cenk Mutluyakalı da, gecede yaptığı konuşmada, herkesin istediği sözü söylemesinin basın özgürlüğü için yeterli olmadığını söyledi. Mutluyakalı, Basın İş Yasası’nın tüm basın kuruluşlarında uygulanacağı; devletin reklam, ilan ve sponsorluk gibi unsurları bir baskı olarak değil, kriterlerle dağıtacağı; Kıbrıs sorunu devam etse de Kıbrıs’ın güneyine gitmek isteyen tüm gazetecilerin bunu başarabileceği bir ortamda Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlamak istediklerini vurguladı.

Mutluyakalı, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmayacağı, medyada örgütlenmenin mümkün olacağı, ekonomik özgürlükler kadar editoryal özgürlüklerin de olduğu ve TAK ve BRTK’da Basın İş Yasası’nıın uygulandığı ve siyasi önceliklerin değil, gazetecilik disiplinlerinin önde olduğu bir Basın Özgürlüğü Günü kutlamak istediklerini ifade etti.

“LÜTFEN SÜSLÜ SÖZLER SÖYLEMEYİN”

“Lütfen bugün bunlar dışında süslü sözler söylemeyiniz, bunlarla ilgili neler yapacağınızı söyleyiniz, bizi çok daha mutlu edersiniz” diyen Cenk Mutluyakalı, “Çünkü Basın Özgürlüğü böyle bir gün” diye ekledi.

Mutluyakalı, Dünya Basın Özgürlüğü Günü Medya Başarı Ödülleri seçici kurulunda görev alanlara ve etkinliğe sponsor olan Kuzey Kıbrıs Turkcell’e de teşekkür etti.



 Yazıcı Versiyonu
04-05-2011