Bugün Lefkoşa’da bir süpermarkette yaşanan üzücü olayın ardından, bazı haber platformları ve sosyal medya hesaplarında olay anına ait ağır yaralanma görüntülerinin hızla dolaşıma sokulduğunu üzülerek gördük.
Gazetecilik, yaşanan her ayrıntıyı hiçbir etik süzgeçten geçirmeden yayınlamak değil; toplumun haber alma hakkını, insan onurunu ve kamu yararını gözeterek yerine getirmektir. Bir olayın haber değeri taşıması, mağdurların en mahrem ve en acı anlarının teşhir edilmesini meşru kılmaz.
Ne yazık ki son yıllarda dijital mecralarda daha fazla tıklanma, daha fazla görüntülenme ve daha fazla etkileşim uğruna gazeteciliğin temel etik ilkeleri göz ardı edilebilmektedir. Oysa kanlı görüntüleri servis etmek gazetecilik değil, insan acısını dijital tüketime dönüştüren sorumsuz bir yayın anlayışıdır.
Şiddetin en ağır görüntülerini dolaşıma sokmak, çocuklar, gençler ve travmaya açık bireyler başta olmak üzere toplumun ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratırken, mağdurların ve yakınlarının yaşadığı acıyı da derinleştirmektedir. Medyanın görevi travmayı çoğaltmak değil, gerçeği sorumlu bir habercilik anlayışıyla kamuoyuna aktarmaktır.
Gazetecilik doğruluk, etik ve sorumluluk mesleğidir. Basın özgürlüğü, insan onurunu zedeleme özgürlüğü olarak yorumlanamaz.
Bu nedenle, olayla ilgili kan ve ağır şiddet unsurları içeren görüntüleri yayınlayan tüm medya kuruluşlarını ve dijital yayıncıları bu içerikleri kaldırmaya, bundan sonraki yayınlarında da evrensel gazetecilik ilkelerine uygun hareket etmeye davet ediyoruz.
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu